Gazeteci, Okur, Yazar İşleri
Bu kitabı beğenemeyeceksiniz

Bu kitabı beğenemeyeceksiniz

ÇAĞLAYAN ÇEVİK / HÜRRİYET 28 Aralık 2011’de, 28’i aynı aileden, çoğu 18 yaşın altında 34 kişi, Irak’ın kuzeyinden dönüşte “terörist zannedilerek” Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürüldü. 3 yıldan fazla zaman zaman geçtiği halde Roboskî adalet bekliyor. Sibel Oral, ‘Toprağın Öptüğü Çocuklar’ kitabında olaydan sonra, köyün bugününü ve bölgenin tarihini tüm gerçekliğiyle anlatıyor.

sibeloAslan Encü, Salih Ürek, Bedran Encü, Adem Ant, Erkan Encü, Şivan Encü, Vedat Encü, Muhammed Encü, Bilal Encü, Mehmet Ali Tosun, Savaş Encü, Orhan Encü, Celal Encü, Seyithan Enç, Fadıl Encü, Mahsun Encü, Şervan Encü, Yüksel Ürek, Cemal Encü, Cihan Encü, Serhat Encü, Salih Encü, Özcan Uysal, Nadir Alma, Hüseyin Encü, Nevzat Encü, Şerafettin Encü, Hamza Encü, Selman (Selim) Encü, Zeydan Encü, Hüsnü Encü, Selahattin Encü, Osman Kaplan, Abduselam Encü. 28’i aynı aileden, çoğu 18 yaşın altındaki bu 34 kişi, Irak’ın kuzeyinden dönüşte “terörist zannedilerek” Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları tarafından 28 Aralık 2011’de, 21:39-22:24 saatleri arasında bombalanarak öldürüldü. Resmi açıklama 12 saat sonra geldi. Hata, sabotaj, istihbarat beceriksizliği, iç savaş alameti, komplo ve diğer benzer kelimelerle birlikte gazetelere haber oldu. Birçok köşe yazarı sütunlarında yer verdi. “Sosyal medya”da unutturmamak için kamuoyu oluştu, kısa sürede. O günden bugüne 3 yıldan fazla zaman zaman geçti. Ancak bu 34 “kaçakçının köyünde”, Roboskî’de takvim o günden beri farklı işliyor.

Sibel Oral, ‘Toprağın Öptüğü Çocuklar’ (Adaleti Beklerken Roboski) adlı kitabında o farklı işleyen takvimi anlatıyor. Bugüne kadar çok defa boşaltılan, etrafı mayınlarla çevrili köyün tarihini, yıllardır maruz kaldıkları askeri, siyasi muameleyi, olayın yaşandığı günü gözler önüne seriyor. Ama en önemlisi, o evine dönemeyen çocukların, ışığı sönmüş evlerini, geride kalanların sözlerini aktarıyor. Noktası virgülüne, dillerine dokunmadan, herhangi bir yorum katmadan, olduğu gibi Roboskî halkı ne dediyse onu aktarıyor. Bunu yapmadan önce bütün açık sözlülüğüyle kendisiyle yaptığı hesaplaşmayı paylaşıyor bizimle. Haberi ilk ne zaman duyduğunu, ertesi gün nasıl yaklaştığını, sosyal medyadan, basılı ve görsel medyadan, takip ettiklerine bakıyor. Köydeki “gerçek”le yüzleşiyor. Bir gazeteci kitabı, bir belgesel değil, bir vicdan muhasebesi ortaya koyuyor Oral. Gördükleri, duydukları, öğrendiklerini ve salt olayın kendi gerçekliğini gözü yaşlı duygusallıktan uzak, büyük samimiyetle aktarmış. Bu sayede, aynı gerçekle biz de yüzleşiyoruz. O zaman kendinize soracağınız sorulara verdiğiniz cevapları bir düşünmek ihtiyacı hissedeceksiniz. Sibel Oral’ın da benzer bir ifadeyle söylediği gibi bu kitabı beğenemeyeceksiniz. Çünkü tek kelimeyle “korkunç” bir vicdansızlığı yalın bir biçimde ortaya koyuyor!

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar