Gazeteci, Okur, Yazar İşleri
Posts for Yazdıkları Category
Yere abanan adımların dünyasında…

Yere abanan adımların dünyasında…

Fotoğraf: Muhsin Akgün

Dante, “Büyük bir acı içinde bulunduğumuz zaman, yok olmayı vahşi bir zevkle düşünürüz,” diyor. Ayhan Geçgin’in son romanı Uzun Yürüyüş’ü okurken -daha doğrusu romanın kahramanının bazen arkasından bazen de yanından yürürken- birincil çabam onun yok olmayı bu denli istemesinin ardındaki nedenleri çözmeye, bunlar için kafa yormaya, her hareketi ve düşüncesinden bir ipucu yakalayıp içinde bulunduğu acıyı çözmeye çalışmak oldu. Evet, kendini bir şekilde yok etmeyi düşünen ve uzun bir yürüyüşe çıkan bir adamın roman boyunca, yürümesine, yol almasına tanık oluyoruz Geçgin’in metninde. Önce belirteyim; Uzun Yürüyüş okunup, sayfa sonunda biten ve rafa...

Renksiz Tsukuru ölmek istiyor…

Renksiz Tsukuru ölmek istiyor…

“Tsukuru Tazaki, üniversite ikinci sınıftayken temmuz ayından ertesi senenin ocak ayına kadar neredeyse sadece ölmeyi düşünerek yaşadı (…) Tsukuru Tazaki’nin ölüm düşüncesine kendini böylesine güçlü bir şekilde kaptırmasının nedeni açıktı. Bir gün en yakın dört arkadaşı, ‘Biz artık seni görmek, seninle konuşmak istemiyoruz’ deyivermişlerdi. Doğrudan, ödün vermez bir şekilde, birdenbire. Bir de, böylesine sert bir...

Ülkenin kalbi kırık olmamalı

Ülkenin kalbi kırık olmamalı

“Haklar; bir dudağı yerde bir dudağı gökte haremağalarının, kem gözlerden saklı tuttuğu saray gözdelerine benzeyen haklar!” diyor Sevgi Soysal. Anlamaya çalışıyor, anlatıyor anladığını, anlamadığını ve tüm bunlarla olan çabasını. 1970’ler. Memleketin havası başka… Başka dediysem, muktedirlerin ismi başka… Cezaevleri dolu, politikacılar yine kürsülerde, yoksul yine yoksul, zulüm inmiyor tepelerinden. Kadının hakkı var ama yok. İşçinin...

‘Yazmak bir çıkış yolu değilse başka nedir?’

‘Yazmak bir çıkış yolu değilse başka nedir?’

Sylvia Plath denince akla ilk gelen eserlerinden önce hep intiharı oldu şüphesiz. Ve tabii şair eşi Ted Hughes’la olan ilişkisinin onu nasıl yaraladığı… Birçok “hassas Plath okuru” için Hughes, Plath’ın o son seçiminin mimarı gibidir. Aslında iyi bir şair olan Hughes’un Plath sicili kabarık. Türkçede de yayımlanan Doğum Günü Mektuplar’ındaki o şahane, aşk dolu cümleler...

Çağanoz diye biri hepimizi öldürecek

Çağanoz diye biri hepimizi öldürecek

Cemil Kavukçu birkaç yıl önce Bora Abdo için kaleme aldığı yazısını, “Bundan sonra neler yazacağını merak ettiriyor” diye sonlandırmıştı. Dikkat çekiyordu ve asıl önemlisi ilk kitaptan sonra neler olacağıydı. Şimdi “Beni Unutma Dörtlemesi”nin ilk kitabı Bizi Çağanoz Diye Biri Öldürdü’yle yeniden okurun karşısında Abdo. Tuhaf bir ritmi olan, dağınık, çekici ve karanlık bir kitap. Anlatması biraz...

Protest bir şey çizmişsem yaşadığımı hissediyorum

Protest bir şey çizmişsem yaşadığımı hissediyorum

Birkaç yıl önce Selçuk Demirel’in küçük bir kalemin mücadele hikâyesini anlattığı ‘Kalemiti’ adlı çizgi kitabı ile ilgili yazdığım yazıda kahramanımız Kalemiti için ‘küçük direnişçi’ demiştim. O zaman direniş kelimesini bu kadar sık kullanmıyorduk ve belki bu kadar da çok direnmiyorduk. Bu günlerde Fransız Kültür Merkezi ve Galeri Nev’in ev sahipliği yaptığı iki ayrı Selçuk Demirel sergisinin toplamına...

Madem öyle; O HAL’de Haw!

Madem öyle; O HAL’de Haw!

Peki, madem savaşa insanların tarafından bakamıyoruz ya da baksak da alışmış olduğumuzdan vicdanımız da artık kudurmuş, o zaman köpeklerin gözünden bakalım; Haw!

Madem etnik kimliklerine sahip çıkan halkların sokak ortalarında kan revan içinde yığılmalarına insan olarak bakamıyoruz Mikasa’nın, Melsa’nın gözünden bakalım; Haw!

Madem her iki tarafın çektiği acıları öyle de böyle de anlamıyorlar, o zaman Foks anlatsın…

Madem...

Sait Faik’i okuyun, yoksa hepiniz deli olacaksınız

Sait Faik’i okuyun, yoksa hepiniz deli olacaksınız

Görsel çalışma: Kaan Bağcı

Ülke itiş kakışla, gazla, yalan dolanla, nefret söylemleriyle ağzından salyalar fışkırtan insanlarla dolu. Ne yapsanız, ne yazsanız olmuyor. Okuyun o zaman… Hatta dilerseniz bu sayfayı sonuna gelmeden kapatıp gidin bir Sait Faik kitabı okuyun. Yok, çok merak ettiyseniz, buyurun.

İstanbul Karaköy’deki balık pazarını bilirsiniz. Geçen gün, insanların on dakikalık yolculukta yer kapıp oturmak...

Komşular İstanbul’da

Komşular İstanbul’da

Rena Efendi

11 ARALIK 2004 yılında hayatımıza giren İstanbul Modern hiç şüphesiz kentin sanat hayatına artı değer katarak; sanatsal yaratıma, çağdaş sanata bakış açımıza büyük katkı sağlayan bir kurum olmayı başardı. İstanbul Modern, şimdilerde bu yıldönümünü ‘Komşular’ adlı bir sergiyle kutluyor. Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Dr. Erdal Karamercan, ‘Komşular’ sergisinin küratörü Çelenk...

Sen hep yaz Cemil Abi…

Raci, Eko, Yıkıntı Seyfi, Alibo, Aşideanım Teyze, Karga Vahit, hep aşık olunan Nolya, Katana Muharrem, kara sevdalı Tahsin, Amca İhsan, çöp bidonu üzerinde oturan kedi, Doni Ramazan, köşe başından gelen gelen köpek, Ressam Rasim, Ercü ve hatta WLO yani World Lones Organization – Dünya Yalnızlar Örgütü’nün amblemindeki o tuhaf karga… Bugün, bu saydığım kahramanların yaratıcısı-yaşatıcısı Cemil...

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12