Gazeteci, Okur, Yazar İşleri
Posts Tagged Radikal Kitap

Bu mu yani derdin Özlem!

Esra Açıkgöz / Radikal Kitap

İlk romanı ‘Beni Beklerken’i yıllar sonra yeniden elden geçirerek yayımlayan Sibel Oral, “37 yaşında, 17 yaşındaki halimle yeniden karşılaştım. Çok tuhaftı. Anneleri gibiydim galiba kahramanların. Onlara çok kızdım” diyor.

“Ben, hepinizin toplamıyım. Babamın sana olan özlemi, annemin bana olan nefreti, senin babama olan zaafın, Duygu’nun yaşama duyduğu özlemi. Ve, ben; kendime özlemim....

Utanç çağrısı!..

SELİM İLERİ / RADİKAL KİTAP Sibel Oral’ın yeni kitabı Toprağın Öptüğü Çocuklar (Can Yayınları) geçen cumartesi elime geçiyor. Bir alt başlık: “Adaleti Beklerken Roboskî”. Pazar geceyarısı kitabı bitiriyorum ve “Çok acı” diye bir mesaj çekiyorum Sibel’e.

Bu kitabın yazılış serüvenine tanıklık edenlerdenim. Yaz! Yaz! diye ısrarlarımızı Sibel Oral da kitabın girişinde anmış. Israrla ‘kitap’ diyorum. Çünkü Toprağın Öptüğü Çocuklar,...

Roboskî’den bizlere kalan sözcükler

Roboskî’den bizlere kalan sözcükler

MÜGE İPLİKÇİ / RADİKAL KİTAP

Sibel Oral’ın Toprağın Öptüğü Çocuklar adlı kitabı bizleri 28 Aralık 2011’e götürüyor. O tarih, sözcüklerin anlamlarının bir kez daha uçup gittiği bir zaman dilimiydi. O Aralık’ta “bir deprem” oldu. En azından geride kalanların bir kısmının tanımı bu yöndeydi. Yer: Şırnak Uludere, Beyaz Tepe Bölgesi’ydi. Bölge, 2011’in o soğuk gecesinde,  21.30’la 22.24 arası dört...

Onlar ki eli öpülesi “mübarek kadınlar”

Onlar ki eli öpülesi “mübarek kadınlar”

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Gaye Boralıoğlu’nun Mübarek Kadınları’ını okurken orada bir yerde olmak istiyorsunuz. Bacağını toprağa, ismini gizlediği geçmişine, sevinçlerini kara deliklere uğurlamış, tavukları nasıl dittiğini anlatan kadınların yanında. Kelimelerle süslenmeye ihtiyaçları yok, hiç olmamış. Her bir öykünün daha ilk satırında çekiyorlar sizi kuyularının içine… Kuyuda Boralıoğlu’nun öykü dilinin muazzam güzelliği içinde yeniden ve yeniden okumak istiyorsunuz. Ve...

Kırk yaşıma geldim ve dünyanın delirmiş olduğunu fark ettim

Kırk yaşıma geldim ve dünyanın delirmiş olduğunu fark ettim

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Bir televizyon yıldızı kadından boşanıp, evinde televizyonu olmayan bir kadına âşık Devrim. Üstüne üstelik de Türkiye halkı tarafından da lanetlenen bir erkek. Çünkü boşandığı Rosa kanal kanal dolaşıp “Beni aldattı” diyerek gözyaşlarına boğuluyor, reytingler Rosa’yı gösteriyor. Tüm ülkenin meselesi Devrim’in nasıl da sefil ve acımasız bir erkek olduğu artık. Magazin programları, gazetelerin birinci...

Ülkenin kalbi kırık olmamalı

Ülkenin kalbi kırık olmamalı

“Haklar; bir dudağı yerde bir dudağı gökte haremağalarının, kem gözlerden saklı tuttuğu saray gözdelerine benzeyen haklar!” diyor Sevgi Soysal. Anlamaya çalışıyor, anlatıyor anladığını, anlamadığını ve tüm bunlarla olan çabasını. 1970’ler. Memleketin havası başka… Başka dediysem, muktedirlerin ismi başka… Cezaevleri dolu, politikacılar yine kürsülerde, yoksul yine yoksul, zulüm inmiyor tepelerinden. Kadının hakkı var ama yok. İşçinin...

Çağanoz diye biri hepimizi öldürecek

Çağanoz diye biri hepimizi öldürecek

Cemil Kavukçu birkaç yıl önce Bora Abdo için kaleme aldığı yazısını, “Bundan sonra neler yazacağını merak ettiriyor” diye sonlandırmıştı. Dikkat çekiyordu ve asıl önemlisi ilk kitaptan sonra neler olacağıydı. Şimdi “Beni Unutma Dörtlemesi”nin ilk kitabı Bizi Çağanoz Diye Biri Öldürdü’yle yeniden okurun karşısında Abdo. Tuhaf bir ritmi olan, dağınık, çekici ve karanlık bir kitap. Anlatması biraz...

Niyetim bozuk…

Niyetim bozuk…

Soljenitsin’in “Edebiyat, deneyimlerin yadsınmaz özünü kuşaktan kuşağa aktarır. Böylelikle bir ulusun yaşayan belleği olur” sözünü düşündüğümüzde Adalet Ağaoğlu’nun “Dar Zamanlar” serisinin zamanında tam da bunu yaptığını ve şimdi Dert Dinleme Uzmanı’yla kaldığı yerden devam ettiğini görüyoruz. Evet, günlerdir her yerde “On sekiz yıl sonra yeni roman” başlığıyla veriliyor haber; Adalet Ağaoğlu, on sekiz yıl sonra, 85...

İzmir eşittir Feyza Hepçilingirler’in gençliği

İzmir eşittir Feyza Hepçilingirler’in gençliği

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

İzmir Kitap Fuarı bu yıl İzmir’le özel bir bağı olan Feyza Hepçilingirler’i Onur Konuğu olarak ağırlıyor. Türkçe üzerine yazdığı denemeleri ve günlüklerinin yanı sıra öykü kitapları ve romanlarıyla da tanıdığımız Hepçilingirler’in yazarlık hayatında İzmir’in payı büyük. İşte o hikâyeyi, İzmir’in çağrıştırdıklarını ve kaçınılmaz meselemiz Türkçeyi, Gezi Parkı direnişinden medyaya ve siyasetçilerin diline kadar...

Bizim bu çocuklara borcumuz var

Bizim bu çocuklara borcumuz var

FOTOĞRAF: BİRHAN KESKİN

Gidiyor Hayriye. Babasının “Bitirgen”i; 18 yaşında, o soğukta, kent daha uyanmamışken, 18 yıldır yaşadığı o evden gidiyor. Başka soğuklara, başka evlere, üniversite koridorlarına, ateşli devrimcilerin yumruklarını sıkıp haykırdıkları eylem kalabalıklarına, aşka, kendini bulmaya, var etmeye ve hayal kırıklıklarına. Büyümek deniyor buna.  Ama Figen Şakacı’nın da dediği gibi canı çıkıyor Hayriye’nin. Yutuyor dünya onu....

Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234